4 Mart 2012 Pazar

Ruhun Gemisi

Bundan kelli her kimki bana bir sevgi sözcüğü söyler,o an bende gider annesine fısıldarım.Külot tipli yaratıklar,kıçın üstünde güzel görünürsünüz,yaklaştıkça kokuyorsunuz.

Hastane günlerimin öncesi ve sonrasında beni yalnızca 4 kişi aradı ve yalnızca 2 kişi başımdaydı.2 gündür evdeyim ve ziyaretçi sayısı :1.Kalbinizi 39 kuponla almışsınız değerli dostlarım.Sanırım kalbiniz bir organ değil,sakatat."Seviliyorsun" diyip ağlayanlar,Facebook sağolsun doğumgünümü hatırlayanlar,ve diğer kokuşmuşlar.Cehennemi bile haketmiyorsunuz.

Ben bunları yazarken Orphaned Land-Mabool çalıyordu.

29 Şubat 2012 Çarşamba

Firavun Kırmızı

...
- Sen bana nasıl şirk koşarsın!
- Ben senden daha büyüğüm ,daha yüceyim.Bugün bunu sana göstermek için geldim.
- Ben senin Tanrı'nım!Bana itaat et.Biat et.
- Aptalca konuşma.Eşitiz.Eğer benim Tanrı'msan hadi...!Başımdan taşlar yağdır.
- Başından aşağı yağan taşlar yumruklarım olacak.İstiyor musun?
- Kanını içmek istiyorum!
- Gırtlağında barfiks çekmek istiyorum!
- Hadi bitirelim şu işi.
- Var gücünle saldır! 

15.01.12 tarihinde Deccalim ile aramızda geçen son konuşmamız.Sonunda ne mi oldu ?Ciddi bir dayak yedim.Bitti mi?Sanmıyorum.

 Saklıyorum.Bilirsin.

28 Şubat 2012 Salı

Rüya Tamircisi

               Nino çok susadığını farketti.Uykusu yağmur gibiydi ve dili çok kuruydu.Evini hiç bu kadar özlememişti.
               Fabby'yi 3'lü yaysız koltuğa yatırdı.4 kez kusan Fab kötü kokular saçıyordu ve Nino fuardakinden daha beter bir kokuyla karşı karşıya.Burnu istifa ediyor.Midesi de tabi...
                                                                      *
               Sabah olduğunda yalnızca 3,5 saat uyuduğunu farketti ama sorun değildi.Az uyumayı çok severdi ve bu kendini iyi hissettirirdi.Önce bir elma bulmalı ve sonra kahve içmeli.Fabby'nin sarı usaresi yastığa akmıştı ve Tanrım bu gerçekten iğrençti!2 saat sonra Lena'ya gidecek olması onu heyecanlandırıyordu ve bu görüntü...Unutmalıydı.
                Köpeği Problem'in yemeğini verdikten sonra ütüye başladı.Koku sürmeye gerek yoktu.Traş olmaya da.Sadece temiz ve kırışıksız kıyafetler...
                Lena son günlerde inanılmaz berbat rüyalar görüyordu.Geceleri sık sık uykusundan uyanırdı ve bunun bir sonu olmalıydı.Bu geceki rüyasında bir adamın onu takip ettiğini ve kılıcıyla onu binlerce parçaya böldüğünü ama hala yaşayıp dayanılmaz acılar çektiğini görmüştü.Nino huzur vermeye gidiyordu.Öyle umuyordu.
                
Ama Lena o gece,gecelerdir kendini doğrayan adamın yüzünü ilk kez görmüştü.Nino'ydu.Ve rüyasından aklında kalan bir şey daha vardı;katil kusmuk kokuyordu.

______ sürecek  
 

27 Şubat 2012 Pazartesi

Nino'nun hasta vicdanı

        Nino belki de oturduğu semtin çocuğu gibi.Herkesin sevgilisi.Doğruluk abidesi de diyebiliriz.Herkes tarafından örnek gösterilmekten sıkılmıştı,haklıydı.Birçok anne kızlarına hep Nino'yu eş olarak lâyık görürdü.Belki de O,şimdilerde kötü çocuk olmak isteyen iyi çocuktu.
        Lena hayatına dalış yaptığında anlamadı.Çok çılgınca birşeydi.Bazen birileri size "bu olmaz,olamaz!" der sizde onlara " ben yaptım oldu" dersiniz.Nino'nun yaptığı tam anlamıyla buydu kendince.O günlerde dönemsel bir işle meşguldü.Kapı komşusu Jordi'ye yardım etmeliydi.Jordi'nin kasıklarında fıtık vardı ve yardıma muhtaçtı.Belediye işçisiydi ,kanalizasyon giderlerini açardı.Siz ona "lağımcı" diyeceksiniz evet ama o hep " bok fuarında stand görevlisi" derdi.Nino doğru olmak ya da doğuştan doğru adam olmanın verdiği durumdan vazife çıkarma geleneğini bozmadı ve Jordi'ye sırf iyi bir iyilik olsun diye 4 günlüğüne onunla birlikte lağım açtı ya da bok sergisinde herşeyi yoluna koydu.Her neyse.O günler...Belki de en güzel en gevrek günler.O lanet koku,semtindeki herkesin bir parçası olan bu necis koku migrenini azdırdı ve 4 gün boyunca her anlamda ağzına sıçılmıştı.Herkesin her pisliğine koşan Nino yine işbaşındaydı ve derin izler bıraktı.Jordi iyileşmedi ama Nino için çok dua etti.İnançlıdır Jordi.Duası tutacaktır.Tıpkı biricik merhum eşi Angela'ya olduğu gibi...   
           Nino tutkunu olduğu Tanrı'nın kader mikserinden geçiyor.Yakasını bırakmayan öyle çok şey var ki...Öyle bıkmıştı ki...Lena.Ahh Lena!
           O günlere kadar hiçbir büyük hayal kurmayan Nino artık hayallerinin bağımsızlığını ilan ediyor,kendi cumhuriyetini kurup bir bayrak dikmenin hazırlığını yapıyordu.Bütün kaleleri zaptedilmişti ve bütün tersanelerine girilmişti kahrolası ömrünün.Ve o buna dur diyecek gücü buldu.Son dönemler,şu zamanın geç kaldığı anlarda kabasaba kasabasına gitmek biraz dinlenmek ve dönüşte istediği herşeyi elde etmek için Vandal bir savaşçı olmak istiyordu.Gücü kalbinden geliyordu.Yapacaktı.
           Kadim dostu Fabian onu yine barda bekliyor.Nino bardan ve içindekilerden nefret ediyor.Migreni buna dayanmıyor.İçeri girdiğinde canbezar gözlerle bakan Fabian'ın davetkar suratını görüyor ve yaklaşıyor.
          - Bugün benle iç Nino.Ömründe sadece bir kez bunu benim için yap.
          - Sen ömründe benim için ne yaptın ki Fab? 
           Nino'nun bu kırgın tavrı Fabian'ı,içkiden çürümüş olan Fab'ı endişelendiriyordu.Kokuşmuş 90 yaşındaki gudubet ev sahibi bayan Rita'yı görür gibi oldu,midesi ekşidi
          - Ne oldu Nino?Dostum!Sana ne yaptımda bu hesap günü gibi vicdansız gecede bunları söylersin?
          -  Unut Fabby.Sinirim atık.Dik dur ve yere sağlam bas.Gideceğiz.
            Fabian hata yaptı.Yamuk sol ayağıyla ilk adımını atmaya çalıştı ve tabureden serbest düştü.Yüzünü yere çarptığında çıkan ses şarkı söyleyen yatak odası sesli melez güzeli Flos'u susturmaya yetti.Yüzü şişmişti ve dizi büyük olasılıkla çatlamıştı.
            Nino onun hesabını ödediğinde cebinde hiç parası kalmadı.Cebinde 127 papel vardı ve tam tamına hesap bu kadardı.Fabby,aziz dostum hesabın hiç bitmeyecek.
            Parmak uçları halâ Pina Colada kokan sol kolunu omzuna attığında 01:44'tü.Fabby'den hiçbir hayat belirtisi gelmiyordu.Nino migrenle mücadelesinde kazanan taraf oldu.Fabby'nin babası Bouledin'i çağırıp Fabby'ye bir ders vermeyi düşündü.Ama babası Fabby'nin yaşına aldırış etmeden onu herkesin içinde fena benzetebilirdi.Vicdanın altında ezilen Nino çok yavaş adımlarla Fabby'yi sürükledi.Yol çok uzun hava çok güzel.Bir tarafta Fabby'nin bedeninin korkunç ağırlığı,diğer yandan da...Lena.Nino yenilmemeye direniyor ama omuzları yere bakıyor.Ezilmek üzere.
         " Yarına ne kaldı?"

22 Şubat 2012 Çarşamba

Koku

Başladık.

Kusacağım.

21 Şubat 2012 Salı

Umut vergisi

Ben Cruyff'tan daha iyiyim.

Ama bu gerçek yarın bu saatler civarı hastaneye yatacak olmam gerçeğini değiştirmiyor.En çıldırtıcı silahlarımı aldım ve Rabbim bu kahredici ordumla düşmanıma büyük bir azap yaşatacaktır.Kuşkusuz.Ben İsa'yım ama 12 havarimden bir tanesi değil 11 tanesi Judas.Hepsi kahrolmalı.

Yarın merhamet günü.

Hazırım.
Happyness'ı ayrı ayrı çok özleyeceğim.Her kimin kalbini kırdıysam yarın hastaneye gelip doktor kılığına girip "anestezi yapacağım" diyerek vücuduma kezzap enjekte edebilir.Buna karşı koymayacağım.Ve gerçekten özür dilerim.

Silahlı mücadele yolunu ben seçmedim fakat düşmanlarınızı yelpaze ile püskürtemezsiniz.

Mart ayı geliyor.Tanrı'ya verginizi unutmayınız.Hepinizi çok özlüyorum ve bu devam edecek.
Hoşçabak zatına zübde-i alemsin sen!

Oh Ja!

Senle tanışmam çok iyi oldu Oya.Kalp krizi gibiydi.Mesih olduğunu düşündüm.Ne bileyim.

20 Şubat 2012 Pazartesi

Manikürtaj

Demesem olmazdı.

Sanıyorum babanın en kıymetsiz dölüsün.Umuyorum her başkasına sarılışında beni hatırlarsın.

Raskolnikof! Piç!

Merhaba.

* Bu ülkenin en gerçek kahramanı aslında Murat Kazanasmaz'dır ve onun kadar net biçimde   "günaydın" diyen yoktur.Tavrını koyar,Kavacık'ı anlatır,gider.Sana cevap hakkı vermez,hayran kalırsın,özlersin."Yarın birşeyler değişir" dersin.Değişmez.Murat Kazanasmaz değişmez,karizmasından asla taviz vermez.Murat birdir,Miraç onun kolu ve eltisidir.
* Reha Erus ile Romalı Perihan evlensin.


____________________________________________


Esas meseleye geçiyoruz.Bugün çok uzun bir aradan sonra yalan söyledim.(burayı Twittervari kullanıyor olmama inanamıyorum)Neden söyledim ?Olay örgüsü şöyle efendim:
N.K : Dünden kalan kahve var biraz.Var mı isteyen?
M.B : Ben içerim abla.Dur yapayım.
...
M.B :İyi oldu kahve yaptığım yaa.Fal bilen var mı?
M.U.K.T.A.A.İ.A: Ben iyi bilirim.Yakınlaş.
...
M.U.K.T.A.A.İ.A:(sçtın oğlum...)Adında "Y" harfi olan biri var.Haneye yakın.Girip çıkmışlığı var.Birliktesiniz ve ondan ümitlisin.Onun seninle ilgili planları var.Bunun için uğraştığını görüyorum.Senden daha güçlü hisleri var.Tutkulu diyebilirim.Yakın zamanda somutlaşacak şeyler var ama sen çok şey düşünüyorsun.Karamsar gibisin.Bunlara gerek yok.Planlar tutacak.
M.B: Dile benden ne dilersen.


Özür dilerim.Affet "M" ama falın bok gibiydi.Anlatsam oracıkta ölebilirdin.Zaten bugün seni son görüşüm oldu iyi hatırlarsın böylelikle.Yıllar sonra birine yalan söyledim.Buna ne diyeceğimi bilemiyorum.


Birini mutlu etmek için yalan söylemek nedir ki?Birini mutsuz etmek için doğru söylemek nedir ki?
Son zamanlarda aşırı şekilde uykum geliyor.Bu bir alıştırma mı Patron?

19 Şubat 2012 Pazar

8 feet under

Bir adama ameliyat olacağı için parti düzenlenirse,o adamın cenazesinde Mezdeke şeref konuğu olur.Siyah gözlük siyah takım değil ,Rio karnavalındaki kıvrak orospu  kılıklı yaratıklar dolanır.Mabadına sok o pastayı olur mu Cey-Cey?

Ankara'yi çok özledim.Aydınlıkevler'deki kırık kaldırımları,Kuğulu'yu,Tunalı Hilmi'yi,Diva'yı,Kızılay metro istasyonundaki aksi kadını ve hatta AŞTİ'yi.Önümüzdeki ay hayatta olursam ilk iş Ankara,sonra Selanik.Ya sonra?Sevgili İzmirliler ise lütfen Kordon'unuzu ve Asansör'ünüzü rulo yapın,bütünleşin.


_________________________________________________________________________
Yüzüm çok dargın...Kime neye bilmiyorum.Gülmüyorum.Ağlayamıyorum.Mimik tek.Şöyle yani:



 Miraç mı dediniz?
 

18 Şubat 2012 Cumartesi

Ego Rising!

Bir keresinde doğumgünü pastamı tek başıma yedim ve arkadaşlarım içinde striptizci kız olduğunu söylememişlerdi.


Gaaarrk!

17 Şubat 2012 Cuma

Ya tuz bozuktur ya da et

Dostlarını sen seçiyorsan ve düşmanların seni seçiyorsa doğru yoldasın.Büyüyorsun.

 * 
Saç diplerime kadar ağrım var ve çözümü bilmiyorum.Ve ayrıca hastalanınca ya da hastanelik ya da ya da her ne boksa hatırlayanlar Facebook üzerinden doğumgünümü hatırlayıp kutlayanlarla aynı kişilerdir.Acımayın,acımam.Çünkü bilirsiniz ki;
* Miraç uyumaz,bekler
* Şınav çekerken kendi yukarı itmez,dünyayı aşağı iter.
* Burger King'e gidip masasına Big Mac getirtebilen tek kişidir.
* Eğer 5 liranız varsa ve Miraç'ın da 5 lirası varsa onun daha çok parası vardır.
* Suya düştüğünde Miraç ıslanmaz,su Miraçlanır.
* Birçok insan Süperman tişörtü giyer.Süperman ise Miraç tişörtü.
* Miraç koluna saat takmaz,saatin kaç olduğuna o karar verir.
* Miraç,tamamen dolu bir tabancayla tek başına Rus ruleti oynayıp kazanabilen tek kişidir.
* Bazı çocuklar kara işeyerek adını yazabilir, Miraç bunu betonda yapabilmiştir.
* Miraç 112'yi aramaz.112 Miraç'ı arar.
* Bir rivayete göre el bombası attığında 40 kişi öldürüyor, el bombası sonra patlıyormuş.


 


Golü atan 32 numaralı formasıyla Mirovsky!

16 Şubat 2012 Perşembe

Büyümez ölü çocuklar

Telefon çaldı.Arayan Alpay abi.

- Miraç iyi haberler var! 

Çok uzun bir süre sonra "iyi haber var" duyumsatması."Galiba bu kez olacak" diyorum ve hemen atlıyorum:
- Hemen konuş! 
- Mehmet bey seninle görüşecek.Önümüzdeki çarşamba Prag'dan dönecekmiş.Ertesi gün görüşebileceğini söyledi.Ne diyorsun?

Ebenin ... diyorum Mehmet beybaba.O gün ameliyat var Mehmet beybaba!Şansa inanmıyorum ama şanssızlığa kalbimle bağlıyım.

Gökten Meg Ryan yağsa benim başıma Er Ryan düşer.Onu da gelip kurtarırlar.

Öyle bıktım ki...

15 Şubat 2012 Çarşamba

458. Metod

17 şarkı sonunda evdeyim.MP3 salaklığında son noktalar.

Zamanı gelmiş.20 Şubat itibariyle uzunca bir süre hiçbir yerde yokum.Çok önemli 2 ya da duruma göre 3 ameliyatım var.Kistler gidecek dertler bitecek?Bok ye.

Doktorlar sadece şu 3 şey için vardır :

1:Eczacıların başına bela olmak için.
2:Arabayı temiz kullanmak için
3:Boktan haberler vermek için

3.sü geldi girdi mabadıma.Ciddi ameliyatlarmış,hasar kalabilirmiş filan.Hiçte korkmuyorum!

19'da hastaneye yatıyorum.Bedenime windows xp kurulu ve hastanede service pack 2 yükleyecekler."Xp'mi kaldı lan!" diyen yok.İyi.

Evdeki gözyaşı seremonisi de bitmeyen ayrı bir dert.Hoşçakalın sevgili herkes.20 şubat ve sonrasında sosyal ağda beni değil kardeşim Onur'u göreceksiniz.Bir de yaklaşık 50 tane öykü yazdım buzluğa koydum,Onur ısıtıp buraya sofrayı kuracaktır.

Kaybettim ben tüm gücümü.Çok yorgunum.Çok yalnızım.Ama hiçbir kitap tam ortasında bitmiyor işte.Bir sonu olmalı.

El ve dağ.

Elbruz'dan gelen dost

Dün aslında önemli bir gündü birçok kişi için.Hele ki ben dünü deli-dehşet bekledim.Dünya Öykü Günümüz kutlu olsun yandaşlar.

14 Şubat 2012 Salı

Gece saat oniki

"İnsan 30'una kadar kâr etmeye bakar,sonra cepten yer"

Trademark'ı babama aittir.Ara ara,daha doğrusu eşref saatinde söyler bunu.Tüm gülen yüzlerin suratına limonu sıkar bu sözü.

Ben 30'larıma girdim gibi.23 yaşındayım ve sermayeden yiyorum ,dükkanı  kapatıyorum sanki.Elimde ne varsa gitti.Sağlığım,huzurum,param,sigaram.Aslında en önemlisi çok sevdiklerim,en sevdiklerim.Bugün de Anton gitti.Daha gelmeyecekmiş Türkiye'ye.Sarılamadım.Ağlayamadım.Onda da sermayeden yiyorum besbelli.

Gitmeden,geçen oynadığımız oyunun listesini yapmış.Miraç'ın enleri başlığı vardı.Kendi kendime anket doldurmuş gibi oluyor ya da ergenlik milliyetçiliği gibi de diyebilirsiniz şu anda sırtım hâla ağrıyorken ama hoş olmuş.En iyi anlayan o olmuş.Şöyle bir şey idi :

Miraç'ın
- en büyük korkusu : korku
- en güldüğü şey : babası ve soruları
- en büyük nefreti : sahtelikler
- en duymak istediği: yanındayım
- en öldürmek istediği : tüm Acıbadem çalışanları,Yaman,dilenciler,kış günü trend uğruna hâlen tayt giyen kadın kısmısı
- en özlediği: güvenle tutan bir el
- en büyük hayali: hiçbir zaman hayal kurmadın Miraç
- en sevdiği:kalem ve kağıt
- en pişmanlık :Los Angeles'a gitmemek.
- en korkunç işi:Yaman'ı öldürüp diriltmek
- en unutamadığı: Selanik
- en iyi yaptığı şey:dinlemek ve anlamak
- en büyük acısı:Nil'in bütün kistlerinin yerini eliyle koymuş gibi bulup hepsini sıkması.
- en güvendiği: kalp
- en büyük ihtiyaç: huzur ve önemsenmek

Hepsini yazmak istemiyorum ,zaten okurken "çokta penis " dediniz duydum.Pis!Aferin lan Anton annem bilmez bu kadarını.En büyük pişmanlık konusunda yarıldın gerisi tamamdır.

Ayrıca bugün anladım ki Gözde'nin bedduası benimkinden beter.Hatırlarım da...
2006'nın bir nisan günü.Hatta yamulmuyorsam tam 1 nisan günü.Annesi "kızımı kurtar,istediğini yaparsan,istediğini yaparım" demişti.Ağlıyordu.Obsesif Kompülsif bozukluk dedi.Benim yüzümdenmiş."Düzelt" dedi."Biraz yüz ver,ya da onunla gez dolaş işte hep senin yanında olmak istiyor,bizi unuttu,herşeyde seni arıyor,istiyor" 

Ertesi gün 
- Tamam Gözde.Anladım ki beni senin kadar seven yok,olmayacaktır da.Kabul ediyorum.Hayatımda ol.İstediğin herşeyi yapabilirsin.Ama benden aynı şeyi isteme.Sen bana koşarken ben sana yürümek için düşünüyor olacağım bir süre.Bu yüzden ben senin sevgilinim ama sen benim sevgilim değilsin bir süreliğine.Zaman var.
- Sen varsan...Ne isimle yanımda olursan ol sorun yok.Seni ölesiye seviyorum.Bunu sende engelleyemezsin.

Ayrılınca bir beddua etti.Ve bir de bir şarkı dinletti.Emel Sayın - Olmaz böyle şey.Sen haklıydın Gözde.Çok haklıydın.

13 Şubat 2012 Pazartesi

Büyücü büyüdü

Kayıp bir şehir.
Şu ömrüm neye esir?
Ne olur yanımda kalsana...
Yalnızım çok yalnızım.
Yardımcım,sırdaşım yok
Ne olur sesimi duysana...

Sana dönüyorum kayıp şehir.Üzerine örtü serdiğim tabelayı günışığına çıkarmalıyım.
Kayıp Şehir
Nüfus:1

Neden bu şarkıyı böylesine sevdiğimi belki anlarsın.Herşeye zaman var.Kayıp Şehir;kürkçü dükkanım,beni reddetmeyeceğinden ve kapıda durup bana "hoşgeldin " diyeceğinden ölesiye eminim.

Ayrıca Dilek'in kanını nasıl kullanacağımı yani kime uygulayacağımı sanırım buldum.Tadını çok merak ediyorum.

11 Şubat 2012 Cumartesi

Kardiyo

Bıktım.Böyle itilmekten çok sıkıldım.Amacı çözemiyorum,niyeti bilemiyorum.Her ne olacaksa...Evet o olsun istiyorum.Ölüyorum.Öldürülüyorum.

8 Şubat 2012 Çarşamba

32

Biri çıkıp şu manyağı sustursun.Biliyor lan valla 

- Tib buldum yine bişeyler
- Anton.Lütfen sus.Rica ediyorum.
- Mümkün değil ,sevdim bunu.En sevdiğin şey ;rüzgar.En dikkat ettiğin ya da bağlı olduğun demeliyim,işte o şey ;Kurallar.

Şöhret ne güzel.Limuzinden iniyorum,flaşlar ağzımdan sidiğime karışıyor.AAHAHAHAHAA! Çok zevkliymiş!

7 Şubat 2012 Salı

Meczupca

Az önce bir arkadaşım benim istatistiğimi yaptığını söyledi.Şöyle efendim:

-Mesela Tibetciğim (itinoğli!) şimdilik tek bir şey söyleyeceğim.
- Off ulan.Adam gibi söylesene hepsini!
-ıhııhıı..En sıklıkla kullandığın 2 kelime ya da söz öbeği : Bilmiyorum ve sorun değil.
Bu gerçekten böyle mi bilmiyorum  ve bu sorun değil.